Sadık Müşteri Yaratmak

Genel Tem 04, 2018 No Comments

Büyük, orta, küçük ölçek fark etmemeksizin eminim her şirket şunu düşünüyordur; yahu biz ne yapsak da müşteriler markama bağlı olsa, her ihtiyacında aklına ben gelsem, kimseden gitmeden önce bana gelse, bir şey almasa bile gelse bir dolaşsa.. Hatta konu komşu dahil herkese beni tavsiye etse, hatta ve hatta sosyal medyada benden olumlu şekilde bahsetse de bedava reklam yapmış olsam 🙂

Müşteri sadakati yaratmak hepimizin arzusu. Bunu gerçekleştirmek için çok sayıda sistem, yöntem ve uygulamalar var. CRM sistemleri var bunun uzmanları var. Yapılabilecek testler var. Var da var.

Hatta ilk akla gelen model de şöyledir: Kullanıcı gelir sizden bir ürün alır siz de hesabına bir puan tanımlarsınız. Her alışverişinde puanları biriksin içeride ki rakibe gitmesin istersiniz. Hatta extra puanlar verirsiniz sizi sağa sola tavsiye ettiğinde.

Buradaki amacınız biraz da switching cost’u yükseltmektir. Yani müşterinin sizden vazgeçmesi durumunda bir bedel ödemesi gerekir. Eyvah puanlarım yanacak şeklinde. Bu bedeli arttırıp onu markaya bağlı bir müşteri haline getirmek isteriz. Bugün bir şirket çıkıp neden kolay kolay Facebook’a rakip olamaz? Çünkü hesaplarımızda ciddi bir birikimimiz var; arkadaşlarımız, fotoğraflarımız, içinde puanlar paralar biriktirdiğimiz oyunlarımız, şiirlerimiz, şarkılarımız 🙂 Kolay kolay Xbook’a taşıyamayız onları. Switching cost çok yüksek.

Neden bu konudan bahsediyorum?

Geçtiğimiz haftalarda iş yoğunluğu, hayat yoğunluğu falan derken aslında sürekli takip etmeye çalıştığım bir özel alışveriş sitesine 3-4 gün giremedim. Sonrasında siteye girdiğime beğenerek kullandığım bir markanın ürünleri için büyük bir fırsat kaçırdığımı fark ettim. Hem de kampanya, markaya ait tüm ürünleri kapsayan tek bir fiyat oluşturarak kurgulanmış inanılmaz avantajlı bir senaryoya sahipti. Tabi ben gördüğümde tabiri caiz ise sanal mağaza talan edilmişti, satılmayan tek bir ürün yoktu. O bir kaç gün içinde siteye girmediğim için ciddi bir pişmanlık yaşadım.

Hem müşteri hem de pazarlamacı gözüyle benim bu olaydan edindiğim tecrübe şudur;

Bir markaya sadık olma faktörleri “sadece” puanlarla, paylaşımlarla, hedeflerle, üyelik seneleriyle, gold silver üyeliklerle, her an cebimizde olabilecek bir co-brand kart ile ilişikli değildir.

Hepsinden önce ürün ve sunulan hizmet önemlidir.

Müşteride öyle bir içgörü yaratmak gerekir ki bir süre sitenizi, mağazanızı ziyaret etmezse huzursuz olsun. Orada bir şeyler “kaçırabileceği ihtimali” onu rahatsız hissetsin. İhtiyacı olmasa bile girsin baksın dolaşsın. Zaten özünde işimiz gücümüz yeni müşteri ihtiyaçları yaratmak değil mi?

Bakın bakalım o zaman size sadık oluyor mu olmuyor mu?

spineless

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir